Yenice haber ve yaşam portalı

Bilgi Köşesi

Ad Sponsor

Haber Kategorileri

Online Olan Üyeler

  • Bugün giriş yapan üye bulunmamaktadır.
Toplam Online Üye: [0]

KURTULUŞA ERENLER KİMLERDİR?

“Mü'minler gerçekten felah bulmuştur; Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır; Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir; Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;…” (Müminun Suresi, 1-2-3-4) İnsanın nefsi bencillik, cimrilik gibi kötü ahlak özelliklerine yatkın yaratılmıştır. Nefsini –Allah’ın izniyle- kontrol ettiği takdirde, nefsi kötülüklerinden arınır ve vicdanıyla hareket etmeye başlar. Vicdan, Allah’ın sesidi ve bize devamlı merhamet, affetmek, sevgi, saygı, barış gibi güzel ahlakı yaşamayı söyler. "... Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Teğabün Suresi, 16) İnsanın dünyada bulunuş amacı, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır; nefsinin isteklerini tatmin etmek değildir. Dünya hayatının çok kısa ve geçici olduğunu asıl yurdun sonsuz ahiret hayatı olduğunu bilir; dünyada elde edilen menfaatlerin ahrette hiçbir yarar sağlamayacağını ve her şeyden hesap vereceğini unutmaz. İnsan yalnızca Allah’a karşı sorumlu olduğunu bildiğinde ve vicdanını tam anlamıyla kullandığında tutsağı olduğu putlardan, ilahlarından kurtulur; Kuran ahlakının getirdiği özgürlüğü yaşar. Allah’ın sınırlarını koruyup ve buna göre yaşamımızı şekillendirisek, Allah bizi hem dünyada hem de ahirette güzel bir sonuca ulaştırır. Mümin her işinde Allah’ın rızasını hedefler; yaptığı her davranışta, her konuşmada Allah’ı hoşnut etme, O’nun sonsuz sevgisini kazanma hissi ile yaşar. Çünkü Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak en büyük mutluluk ve kurtuluştur: Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72) Allah kurtuluşu vaad ettiği kişileri birçok Kuran ayetlerinde bizlere bildirir: “Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.” (Rad Suresi, 22) “Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkâr edenlerin sonu ise ateştir.” (Ra’d Suresi, 35) “Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler.” (Neml Suresi, 3) “Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.” (Bakara Suresi, 3) Allah, başka Kuran ayetlerinde ise iman edenlerin; peygamberlere, meleklere ve kitabına kesin bilgiyle inanan, iyiliği emredip kötülükten sakındıran, Allah'a ortaklar edinmeyen, Kendisi’ni hakkıyla takdir eden kişiler olduğundan bahseder. Allah’ı inkar eden, ayetlerini görmezlikten gelen, bir bilgi bulunmaksızın ayetleri hakkında mücadele eden, Allah hakkında yalan uydurup iftira düzenleyen, zalimlik yapan kişiler ise kurtuluşa eremeyeceklerdir: “Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler.” (En’am Suresi, 21) "…Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler, kurtuluşa ermezler." (Yunus Suresi, 69)

Banu Gülen

« Geri Yukarı Facebook'ta PaylaşYazar'a Mesaj Gönder

Sende düşünceni yaz

Yorum yazabilmek için lütfen sağ köşeden giriş yapınız.